BALIKÇI
Giriş Tarihi : 19-06-2019 13:39   Güncelleme : 19-06-2019 18:56

Kutluhan Çifteci "Gençler LRF ile başlamalı"

Lakabı Acemi Avcı olsa da, o balıkçılık konusunda mesafe almayı başarmış gençlerden. Kutluhan Çifteci'nin hikayesindeyiz...

Kutluhan Çifteci

Merhaba, ben Kutluhan Çifteci. 17 yaşındayım, İstanbul'da oturuyorum. Lise son sınıftayım, bu sene üniversite sınavı için hazırlanıyorum. Hedefim İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanmak.

6 yaşımdan beri doğa ile iç içeyim. Eskiden sık sık İstanbul Ömerli Barajı ve Kastamonu Beyler Barajı’nda kamp yapar ve balık avlardık. O zaman babamlar sazan avına ilgiliydi. Dolayısıyla ben de balıkçılığa babam vesilesiyle sazan avı ile başladım. Oltanın başında zilin çalmasını bekleyerek belki saatlerce durabilirdim.

İlk yakaladığım balık sazan balığıydı. O zaman 6 yaşımda olduğum için balığın büyüklüğünü net olarak hatırlayamıyorum. Ancak çok keyif almış olmalıyım ki hala daha bu hobiyi tutkuyla sürdürmekteyim.

 

Balıkçılık benim için hobiden daha öte bir yaşam tarzı. Doğa ile iç içe olmak gerçekten paha biçilemez. Stres atmak, insanlardan ve kalabalıklardan birkaç saatliğine uzaklaşmak için birebir. Balıkta iken aldığım keyif ve huzuru kelimelerle tarif edemem. Balıktayken aklımda başka hiçbir şey olmuyor. Ne zaman bir aksilik olsa ve balığa gidemesem, o hafta boyunca birşeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Balığa büyük saygı duyuyor ve balığı herşeyden önce bir canlı olarak görüyorum. Verdikleri hazzın eşi benzeri yok. Her bir farklı tür ayrı heyecan kaynağı benim için. Bu yüzden onların da birer can olduğu bilincini taşıyarak avıma mümkün olduğunca eziyet etmemeye çalışıyorum. Zaten genellikle sportif amaçlı yakala bırak kültürü ile avlanıyorum. Balığı mümkün olduğunca az süre suyun dışında tutmaya çalışıyor ve sonra da ait olduğu yere iade ediyorum. Tabi bu durum bazen değişebiliyor, evden balık isteyenler olabiliyor.

Balıkçılık dışında avcılık, bisiklet sürme, eskrim, dans gibi hobilerim de mevcut. Ayrıca YouTube kanalımda balıkçılık ve avcılık ile ilgili içerikler de üretiyorum. Ateşli silahlar ile hedeflere atış yapmayı seviyorum. Bisiklet sürmek de benim için ayrı bir keyif. İki tekerlilere karşı ayrı bir sempatim var. Ortaokuldan beri dans ile de ilgileniyorum. Eskiden daha çok dans ile iç içeydim hatta lisanslı bir sporcuydum. Grup olarak yarışmalara katılıp Türkiye ikinciliği almıştık. Ama zamanla dersler ağırlaşınca bu hobimden biraz uzaklaştım. Yine de ara sıra evde müzik açıp kendi kendime dans ederek, koreografiler düzenleyip takılıyorum. 6. sınıfta da 1 sene boyunca eskrim ile uğraştım çeşitli müsabakalara katıldım ama sonrasında hocamın okuldan ayrılması sebebi ile ben de bu spora ara vermek zorunda kaldım.

Çok çok büyük hedeflerim yok aslına bakarsanız. Yalnızca istediğim bölümü kazanıp sevdiğim mesleği yapmayı ve bir yandan da balıkçılık hobimi tam gazla devam ettirmeyi umut ediyorum. Ayrıca ileride deniz veya göl kenarında bahçeli müstakil bir eve sahip olmayı da çok istiyorum. Bahçemde meyve sebzemi yetiştirmek, köpek beslemek, sabah akşam balıkta olmak hayallerim arasında. Bir de yurt dışına koca ağızlı levrek avına gitmeyi çok istiyorum. Uzun zamandır yabancı YouTube kanallarını takip ediyorum. Çok keyifli ve aksiyonlu avlar yapıyorlar.

Balıkçılık dendiğinde insanların aklına ilk gelen balık kokusu ve oltayı atıp saatlerce beklemek. Böyle genel bir algı olduğundan da balıkçılık insanların ilgisini çekmiyor. Fakat balıkçılık kesinlikle bunlardan ibaret değil. Birbirinden çok farklı, keyif alabileceğiniz balık avlama yöntemleri mevcut. Her yer insanların düşündüğü deniz kenarları gibi pis ve yosunlu değil. Çok daha güzel, doğa ile iç içe olabileceğiniz yerler de mevcut. Ayrıca çoğu insan balık tutmanın neresi keyifli olabilir ki diye düşünüyor. Şunu da belirtmekte fayda var, çoğu balık tutmak isteyen ve balıkçılığa yeni başlayan insan yanlış yönlendiriliyor. Tutuşturuyorlar ellerine 3 metrelik kamış, veriyorlar 6000’lik kocaman bir makine. Sonra da bu takımı kullanarak tuttukları balıklardan keyif almalarını bekliyorlar. Bence bu çok yanlış. Tabi bu bahsettiklerimiz balıkçılığın hobi tarafı, ticari tarafına baktığımızda ülkemizde müthiş bir katliam yapıldığını fark ediyoruz. Troller ve gırgırlar balık yataklarını yok ediyor, kıyıya çok yakın bölgelere yumurta atmaya gelen balıkları ağlar ile yakalayarak gelecek neslin balık görme ihtimalini daha da düşürüyorlar. Bu konuda denetimler çok zayıf ve biz hobi balıkçılarından başka bu konuyla ilgilenen kimse yok. Durum böyle olunca balık türlerimiz de günden güne azalıyor. Bu gerçekten çok üzücü bir durum. Bize düşen yasa dışı av yapan, limitlere uymayan kişileri gördüğümüz vakit, bunları ilgili yerlere şikayet etmek. Baktık ki şikayet etmek de fayda vermiyor, gerekirse birlik olup Cimer gibi kuruluşlara bilimsel açıklamalar ve mantıklı gerekçeler öne süren yazılar hazırlamak. Ayrıca balık limitleri konusunda kesinlikle çok hassas olmalı ve herkesi bu konuda bilinçlendirmeye çalışmalıyız.

Küçük balık yoksa büyük balık da yok! Balık Bitmesin...

 

Bundan yaklaşık 4 sene önce, kendi Youtube kanalımı kurdum. O zamanlar YouTube’da çok sık balık avı videoları izlerdim. Ama izlediğim kanalların hepsi yabancıydı. Türkiye’de balık kanalı pek yoktu o zamanlar. Bu boşluğu fark edip kanalımı kurdum. O zamanlar hayli acemiydim, yalnızca sazan avına gidiyordum. Bu yüzden kanal ismini Acemi Avcı koyma kararı aldım. Zamanla değişik balık avlama yöntemleri ile tanıştım. (Lrf ve Spin gibi) Sonrasında tecrübe kazandıkça kanalımın belirli bir amacı olması gerektiğine karar verdim. Şunu fark ettim ki çevremdeki çoğu kişi teknolojiye, AVM ve kafelere gömülmüş durumda. Bu durumu değiştirme çabasıyla ve balıkçılık hobisini daha geniş mecralara yaymak adına balık avı videolarının yanında yol gösterici videolar da paylaşmaya başladım. Zamanla şunu fark ettim ki bu değişimi sağlamanın en etkili yolu gençlere ve çocuklara ulaşmak. Bir genç olarak ben de kanalda tüm yaşıtlarıma ve benden küçük kardeşlerime örnek olmaya çalıştım. Çeşitli etkinlikler ve çekilişler düzenleyerek, hediyeler dağıtarak bu hobiyi daha da sevmelerine vesile olmak istedim. Zamanla verdiğim emeklerin boşa gitmediğini görmek beni öylesine sevindirdi ki anlatamam. Sık sık balıkçılığa yeni başlamak istediğini söyleyen kardeşlerimden mesajlar alıyorum. Elimden geldiğince hepsine yardımcı olmaya çalışıyorum. Bazen balık avında iken beni tanıyıp yanıma gelenler oluyor, sohbet ediyor ve beraber balık avlıyoruz. Bu öylesine büyük bir zevk ki benim için tarifi mümkün değil. Hepinizden ricam biz gençlerin, bu ülkenin geleceği olduğumuz bilincini taşımanız ve her zaman bunun için çok çalışmanız. Şüphe yok ki ben de daima bunun bilincinde olarak çok çalışacağım ve asla pes etmeyeceğim.

Benim Oltahaber.com ‘da görmek istediğim en önemli şey bu hobiye yeni başlayan insanlara yol gösteren yazılar, videolar, röportajlar vb. çalışmalardır. Özellikle küçük yaştaki çocukların ilgisini çekebilecek nitelikte içerikler olması çok önemli. Onlar bizim geleceğimize yön verecek olan kişiler. En çok onlar için çalışmalıyız.

Kutluhan ÇİFTECİ

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Amatör Balıkçılık Spor mu yoksa Hobi midir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Hanımdan nasıl izin alınır :)
E-Bülten Kayıt