TATLI SU
Giriş Tarihi : 28-06-2019 10:27   Güncelleme : 28-06-2019 11:01

Şiraz Balığının yakalanma hikayesi

Geçtiğimiz günlerde Tarık Özgür BEŞE tarafından yakalanan Şiraz Balığının yakalanma hikayesini kendisinden dinliyoruz...

Şiraz Balığının yakalanma hikayesi

 

ESBALDER tarafından Eskişehir’de düzenlenen “Tatlısu Kefali-Kasna” yarışmasına Talat Gürcan’ın daveti üzerine katıldım.

Bu organizasyonun oldukça başarılı, iyi koordine edilmiş bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Yarışma alanı tertemiz, her şey öteden beri en ince ayrıntısına kadar düşünülerek koordine edilmişti.

Avlanacağımız yer hakkında ESBALDER görevlileri tarafından detaylı bilgi aldıktan sonra, antreman yapmaya başladım. Bu esnada balığın yoğun olduğu yerleri, neleri tercih ettiğini, hangi sahtelerin daha verimli av ile sonuçlanacağını deneyimledim.

1 saatlik antrenmanda 5 adet kasna tuttum. Yarışma ertesi gün sabah saat 6:00’da başladı. Öğlen 12:00’de bitti. Yarışmaya büyük bir heyecanla başladım. Şimdi gelecek, bir sonraki atışta gelecek derken, sürekli farklı sahteler deneyerek yarışma alanının her yerini karış karış atışlar yaparak yokladım.

Saat 10:30 sularında bir kasnayı söğüt altından aldım. Yarışmanın bitmesine 20 dakika kala tabiki stres ve heyecan da doruktaydı. Gayet iyi boylarda olduklarını bir sürünün belli bir noktada gezdiklerini fark ettim. O noktaya yoğunlaşarak atışlar yapmaya başladım. Sürünün en büyüklerinin sahteyi takip ettiklerini ancak bir süre sonra takibi bıraktıklarını gördüm. Sadece bir tanesini yakalamam yarışmada birinciliği almama yetecekti. Hangi sahteyi denediysem fayda etmedi ve istediğim sonucu alamadım. Sonuç sürekli aynıydı, takip alıyor fakat balıklar bir süre sonra geri dönüyorlardı. Sonra bir döner kaşık (Dam) ile tekrar sürünün içine doğru atışlar yapmaya başladım.

İşte bu sırada kaşığa atlayan harika bir balığın kalama sesi ile bana yaşattığı senfoniyi anlatabilmem mümkün değil. Balık çok mücadele etti ve beni de oldukça uğraştırdı. Tasmalama sonrasında bunun farklı bir balık olduğunu anlamıştım ancak ne balığı olabileceği konusunda kesin bir kanaatim yoktu, çünkü çok güçlü ve mücadeleci bir balıktı. Hem mücadele ediyor hem de oldukça keyif alıyordum. Balık yorulunca kıyılaması da kolaylaştı ve balığı karaya çıkardığımda hayretim katlanmıştı. Bu balık, burada çok eskiden yaşamış ancak belki 40 yıldır görülmemiş, varlığından haberdar olmadığımız Şiraz balığı idi. O andaki sevincimi tarif edecek kelimeler bulamıyorum.

Her ne kadar birincilik ödülünü kaçırmış olsam da, 42 cm büyüklüğündeki bu harika balığı almanın sevinç ve onurunu her türlü derecenin üzerinde görüyorum. Şiraz balığının Porsuk çayı için önemini öğrendikten sonra mutluluğum daha da arttı. Kısaca incelemelerimizi yaptıktan sonra balığı tekrar aldığımı yere ait olduğu doğal ortamına geri saldık.

Ülkemizde, özellikle endemik balıkların  türleri ve sayısındaki azalma karşısında hep birlikte el birliği ile gayret göstermemiz gerektiğine inanıyor, Balık Bitmesin projesini destekliyor ve Olta Haber’e teşekkür ediyorum.

Tarık Özgür BEŞE

 

Tarık Özgür BEŞE'nin hikayesini kendi kaleminden 30 Haziran 2019 tarihinde Olta Haber'de takip edebilirsiniz...

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Avlarınızda Mera bilgisi paylaşır mısınız?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt