TATLI SU
Giriş Tarihi : 03-07-2019 07:59   Güncelleme : 03-07-2019 08:37

Unutulmayan bir perch av raporu

Talat Gürcan ve arkadaşları tarafından yapılan harika bir avın raporunu kendi kaleminden okuyoruz...

Unutulmayan bir perch av raporu

 

Unutulmayan bir Perch avımızdan

30.06.2019 Hafif takımlar ile avlanması çok güzel olan bir tür olan tatlısu levreği biz spinciler için yaşattığı aksiyon ile gönlümüzdeki yerini çoktan ayırtmıştır.

Aslında Cumartesi günü plan yaparken aklımızda değildi. Eskişehir içinde bir gölete gidip tatlı su kefali avı yapalım diye plan yaptık. Akşam saat 10:00 gibi Kütahya'daki abimize yarın için bir plan yaptınız diye sormam ile başladı her şey. Perche gideceklerini oradan tatlı su kefali avına geçeceklerini söyleyince bende ekiple konuşayım birlikte gidelim dedim. Gece saat 11:00 gibi ekibe planı anlatmamla birlikte hazırlık başladı. Gece saat 3:30'da yola koyulduk. Diğer ekip ile av yerinde 05:30 sularında buluştuk. Kısa bir hasret giderdikten sonra su kenarında atıp çekmeye başladık. İlk balık Ömer abime denk geldi ikinci balık Ahmet arkadaşımıza denk geldi. Yarım saat geçmesine rağmen iki balıktan başka yoktu. (Daha önceki senelerde iki saatlik av insanı yoruyordu. Oltacı balığı bitiremez diye bir kanı var bence yanılıyoruz.)

Sabah kahvaltısı için aldığımız poğaçayı yemek için bir kayanın üstünde otururken hemen yanımızdaki koya gözüm ilişti. Acaba diye düşünürken aklımdan geçeni enes ile paylaştım. Deneyelim abi deyince atışı yaptık. Ve beklenen oldu rüzgardan dolay koya giren sürü adeta silikonları parçaladı. Ekipteki diğer arkadaşlara da seslenip koyun içine doğru atıp çektik. Güzel boyutlardaki perchler adeta oltalarımız ile dans ediyordu. Aynı anda hepimize balık gelince fotoğraf çekinmek istedik ama Ahmet'de o ana kadar balık yoktu. Ve günün en güzel espirisi Ömer abiden geldi.  "Biriniz balık tutsun versin Ahmet'e fotoğraf çekinelim” deyince kahkaha tufanı koptu. (Soldan ayaktakiler: Ahmet Sert, Alparslan Ahmet Doğançe, Talat Gürcan, Özkan Demir. Oturanlar: Enes Berk Dağlı, Ömer Demir) Ve bu harika fotoğraf ortaya çıktı.

Değişik av sitillerini denemeyi seven Alparslan abi sayesinde bu avımızda drop shot tekniği ile avlanmak nasip oldu. Neredeyse her atışında balık aldı desem yeridir. (Drop shot tekniği iğneyi direk ana beden üzerine bağlıyorsunuz. Ağırlık için drop shot için kullanılan kurşunu altına takıyoruz. Silikon yemi burun ucundan geçirip suyun içinde sürekli zıplatarak balığın ilgisini çekmeye çalışıyorsunuz.) Baktım her atış bir balık “abi getir bir de ben deneyeyim” dedim ve iyi ki denemişim. Çünkü balık direk ana bedendeki iğneye saldırdığı için dudak darbelerini bile hissettiriyor.

Saat 11:00 gibi perch avımızı sonlandırdık. Ekip olarak bol muhabbetli ve kahkahalı bir avı geride bırakıp yeni avlaklara doğru sürdük arabamızı. Tutulan her balık fotoğraflandıktan sonra suya iadesi yapıldı. Ekip olarak salma konusunda hepimizin hemfikir olduğumuzu söylemeliyim.

Yazımda anlattığım gibi oltacı balığı bitiremez kavramı bence yanlış. Kimseye balık alma diyemeyiz ama en azından bir günde tüketebileceğin kadar al diyebiliriz. Maalesef av yaptığımız yerde poşetler patlarcasına doldurulan balıklar buzdolabı gibi kullanılan köpük kutuların içinde balık götürüldüğü için her geçen sene bir önceki seneyi aratır oldu.Kimseye karışmak haddimize değil belki ama bu zevki mahrum etmek için balığı katledercesine avlayanlara balık bitmesin demek sizin, benim ve duyarlı olarak av yapan hepimizin haddimize...

Talat Gürcan

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Avlarınızda Mera bilgisi paylaşır mısınız?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt