DENİZ
Giriş Tarihi : 08-07-2019 00:55   Güncelleme : 08-07-2019 00:58

İmkansızlığa meydan okuyanlar: Kadir Küçüktopal

İmkansızlığa meydan okuyanlar: Kadir Küçüktopal

 

Merhaba Olta Haber Ailesi,

İsmim Kadir Küçüktopal. 32 yaşındayım. İstanbul’da yaşıyorum. 13 yıldır evliyim. İş güvenliği ve koruyucu malzemeler satışı yapıyorum.

Bu hobiye babamın tekne sahibi olması ve boğazda olta balıkçılığı yapmasından dolayı 5 yaşlarında başladım. Çok erken yaşlarda başladığımdan ve babamın iyi bir balıkçı olmasından dolayı hem çok iyi bilgiler öğrendim hem de şu an Marmara sularında bulamadığımız balık türleri ve güzel trofeler ile tanıştım. 10 ile 20 yaşları arasında hem tekne hem kıyı avlarında bir çok bölgede av yaptım. 2007 yılında tekne satıldıktan sonra 2009 yılı ilk ayına kadar kıyıdan devam ettim. 2009 yılında kendim tekne aldıktan sonra 2014 yılına kadar teknede balık avlarına ağırlık vererek bu şekilde devam ettim. 2014 yılında teknemi satmak zorunda kaldıktan sonra kendimi tamamen kıyı avcılığına verdim. Surf, Spining, Lrf, Jigging gibi av çeşitlerinde ne kullanabilirim, nasıl daha başarılı olabilirim? Olta balıkçılığında ne gibi üretimler yapabilirim? Hangi ürünlerde başarılı olabilirim? Sorularından hareketle bu konularda birçok ülkenin sayfalarında araştırmalar yaptım.

2014 yılında Türkiye’de hızla gelişmekte olan spinnig avlarında kullanılan kamışların koruma çantası konusunda eksikliğini fark ettim. Okuma bazuka çantaları haricinde bazuka çantalarının iç piyasada olmamasından dolayı balıkçılık sektöründe ilk üretim deneyimimi bazuka çanta yaparak kullandım. BEKA fishing olarak çıkardığım ürünleri Türkiye’nin birçok noktasına gönderdim. Daha sonra Balzer, Anyfish ve Silstar gibi markaların bazuka çantalarını ürettim. Çanta içerisinde kullanılan plastik malzemeleri Türkiye iç piyasasından buldum. Hammaddesi yerli mi bilmiyorum fakat hammadde hariç tüm ürenler yerlidir. Fakat yurtdışı ürünlerinden kat kat kaliteli olup daha uygun olmasına rağmen insanlarımızın yurt dışı marka takıntılarından dolayı üretime ara verdim.

2016 yılının Ocak ayında yemli çinekop takımlarının mantarlarının sürekli deformasyon olmasından dolayı JAKO fishing markam altında plastik kafa çinekop takımı yaptım. Hammaddenin Türkiye’de üretimi olmadığı için yurt dışı ürünü kullandım. Hammadde harici kalıp üretim makine desteği gibi konuları Türkiye iç piyasasında yaptım.

2017 yılında hızla yayılan Lrf ve jigging avlarında kullanılan ekipmanlarda jig assist ve lrf hırsız iğne eksikliğini görerek bu konuda çalışmaya başladım. Üç tarafımız denizlerle kaplı olduğu halde hiçbir şekilde yerli üretim yapmayıp bütün sermayemizi yurtdışına verdiğimizden dolayı kullandığım ürünleri iç piyasada bulamadım. Benimde buna bir gücüm olmadığı için iğne ip fırdöndü gibi ürünleri yurt dışından temin edip burada el emeği ile bağlayıp iç piyasada satmaya başladım ve hali hazırda satmaya devam ediyorum.

2019 yılı Şubat ayında Lrf jighead ürünlerinin yerli üretimin çok olmamasından ve yurtdışı ürünlerin hayli pahalı olmasından dolayı jighead üretimine başladım. Ancak iğne konusunda yurtdışına bağlı olduğumuzdan dolayı hem fiyat hem model bulma konusunda çok zorlandım. Şu an az da olsa kendi bünyemde üretim yapmaya devam ediyorum.

Son olarak hem marka değerimi yükseltmek hem ürün çeşitliğimi çoğaltmak hem de Türkiye’de de istenildiğinde birşeyler üretilebileceğini anlatmak için kamış koruma bandı yapmaya başladım. Ve birçok firmadan ilgi gördü. Yaptığım ürünlerin hepsi kendi çalışmam ve çabam ile ortaya çıkmıştır. Yurtdışına bağlı olduğumuz malzemelerin Türkiye’de yapılması imkansız olduğundan, bu ürünleri harici bir şekilde ya iç piyasada bulmaya ya da yaptırmaya çalışıyorum. Yaptığım tüm ürünleri mağaza aracılığı ile satmaya çalışıyorum. Hem daha iyi bir marka hem daha kaliteli bir ürün hem de profesyonel üretim konusunda kendimi kendi imkanlarım ile geliştirmeye çalışıyorum.

Ürettiğim ürünler, şu an fabrikasyon profesyonel şekilde üretim yapan firmaların ürünleri ile eşdeğerdir. Onlar ekonomik özgürlük, ekip çalışmaları, laboratuvar ortamlarında testler ile üretim yapıyor. Ben ise tek başıma sadece gözlemlerim ve akşamları evde kağıt kalem ile çizdiğim ölçülerini çıkardığım çalışmalar ile yapıyorum.

Ürettiğim ürünlerin jighead ve hırsız iğne harici malzemelerin üretiminde yurtdışı kaynaklı destek almıyorum. Kullandığım malzemelerin sadece plastik kısmındaki hammadde veya boya konusunda firmalar yurtdışı desteği alabilir. Bu da ürün maliyetinin %10’luk kısmına tekabül eder.

Ama jighead ve hırsız iğne maliyeti %80 yurtdışına bağlı. Yani 100 TL’lik bir üründe 80 TL ithal malzemedir. Balık av malzemecilerin bir araya gelip ya da yurtdışından malzeme tedarik etme fikri değişir ve ana temel malzemelerin tedariğini iç piyasadan çözmek için uğraşırlarsa anca o şekilde yerli üretim yapılabilir.

Üretim sonrası satış noktalarında marka değerimin çok olmamasından dolayı azda olsa sıkıntılar çekiyorum. Şu an yaptığım araştırmalara göre piyasada bulunan benzer ürünlere göre daha kaliteli ve daha uygun fiyatlarım var. Buna rağmen tercih sebebi olmuyorum.

Türkiye’de el ile üretilen ürünler yeterince ilgi görmüyor. Kullanıcı kitlesinin yurtdışı marka merakı olduğu ve o markayı yüksek paralar verdiği halde göğsünden taşımayı bırakırlar ise o zaman yerli üretimler bir nebze de olsa değer kazanır. Biz tüketiciler önce malzemeyi nasıl ve nerelerde kullanmalıyız sorularını sorar ve daha sonrasında fiyat performans analizi yapar isek bu konuda başarılı olabiliriz.

Ülkemizde el ile yapılan üretimi ilk kez gündeme taşıyan Olta Haber Yönetimine teşekkür ediyor, imkan ve fırsat verildiğinde bizlerin de büyük markalar gibi üretim yapma potansiyelimiz olduğunu ayrıca belirtmek istiyorum.

Kadir Küçüktopal

NELER SÖYLENDİ?
@
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Avlarınızda Mera bilgisi paylaşır mısınız?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Levent Akça'nın ellerine sağlık
E-Bülten Kayıt